Karnını Doldurmak
-
çok yemek yemek
-
"Şuursuz bir acele ile mahmuzlarını atının karnına vurdu."
(Ömer Seyfettin)
-
"Yoğurtçuda çalışanlar bu türlü karın doyuranları çok görmüşlerdi."
(Necati Cumalı)
-
"Felaket bununla bitmemiş, üç ay sonra karnı büyümeye başlamış."
(Halide Edip Adıvar)
-
gebe kalmak
-
"Fakat karnındaki çocuk da bu insanüstü erkeğin bir parçasıydı."
(Halide Edip Adıvar)
-
"Fakat öpüşmek, sevişmek karın doyurmuyor."
(Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamı Kaynağı : Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü
Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz: